L4-L5 ve L5-S1 Bel Fıtığı: Seviyeye Göre Belirti ve Tedavi Farkları

L4-L5 ve L5-S1 Bel Fıtığı: Seviyeye Göre Belirti ve Tedavi Farkları
Postu Paylaş

Bel fıtığı raporlarında en sık karşılaşılan iki ifade L4-L5 ve L5-S1‘dir. Hastalarım MR raporunu elinde tutarak sıkça şunu sorar: “Bende L5 S1 yazıyor, bu daha mı kötü?” Kısa yanıt: seviye, hastalığın şiddetini değil, hangi sinirin sıkıştığını ve dolayısıyla belirtilerin bacağın neresinde ortaya çıkacağını belirler.

Bu yazıda iki seviyenin belirtilerini, muayene bulgularını ve tedavi yaklaşımındaki farkları ayırt edilebilir biçimde anlatıyorum. Amacım raporunuzdaki kısaltmayı anlamlandırmanız ve hangi belirtide beklemenin, hangisinde vakit kaybetmeden değerlendirilmenin doğru olduğunu bilmeniz.

L4-L5 ve L5-S1 neden en sık fıtıklaşan iki seviyedir?

Bel omurgası beş hareketli omurdan (L1-L5) oluşur ve en altta sakrum (S1) ile birleşir. Gövde ağırlığının tamamı bu en alt iki diskten geçer; eğilme ve doğrulma hareketinin büyük bölümü de burada gerçekleşir. Yük ve hareketin üst üste bindiği bu iki segment, beklendiği gibi en çok yıpranan segmentlerdir.

Rakam bu beklentiyi doğruluyor: bel bölgesindeki disk fıtıklarının yaklaşık %95’i L4-L5 veya L5-S1 seviyesinde görülür (Dydyk ve ark., Lumbar Disc Herniation, StatPearls, NCBI Bookshelf NBK560878). Yani raporunuzda bu iki seviyeden birinin yazması istisna değil, kuraldır. Üst seviyelerdeki (L1-L2, L2-L3, L3-L4) fıtıklar çok daha seyrektir ve farklı bir belirti haritası oluşturur.

“L5 S1” ne anlama gelir? Rapor nasıl okunur?

Disk adı, arasında bulunduğu iki omurdan gelir

Diskler iki omur arasında yastık görevi görür ve adını komşu iki omurdan alır. L4-L5 diski, 4. ve 5. bel omuru arasındaki disktir. L5-S1 diski ise son bel omuru ile sakrumun ilk segmenti arasındadır ve omurganın en alt hareketli diskidir. Raporda “L5 S1 protrüzyon”, “L5-S1 ekstrüde disk hernisi” gibi ifadeler bu bölgeyi tanımlar; aradaki kelimeler fıtığın biçimini ve ne kadar taştığını anlatır.

Sıkışan sinir kökü ile disk seviyesi aynı şey değildir

Burada çok sık karıştırılan bir ayrım var. Bel bölgesinde disk fıtığı tipik olarak arkaya ve yana doğru taşar ve o aralıktan çıkmak üzere aşağı inen sinir kökünü sıkıştırır. Sonuç olarak:

  • L4-L5 diskindeki fıtık genellikle L5 sinir kökünü sıkıştırır.
  • L5-S1 diskindeki fıtık genellikle S1 sinir kökünü sıkıştırır.

Bu nedenle muayenede aradığımız şey diskin kendisi değil, o sinir kökünün beslediği kas, duyu alanı ve refleksteki değişikliktir. Fıtık çok yana kaçtığında (foraminal/ekstraforaminal yerleşim) bir üst kök etkilenebilir; bu da muayene ile MR’ın neden birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin bir başka nedenidir.

L4-L5 bel fıtığı: L5 sinir kökünün belirtileri

Ağrı ve uyuşma nerede hissedilir?

L5 kökü sıkıştığında ağrı kalçadan başlar, uyluğun ve baldırın dış yüzünden iner, ayak sırtına ve başparmağa doğru uzanır. Uyuşma ve karıncalanmanın en tipik yerleşimi ayak sırtı ile başparmak ile ikinci parmak arasındaki üçgen bölgedir. Hastalar bunu genellikle “çorabın üstü uyuşuyor” diye anlatır.

Kas gücü: ayak bileği ve başparmak yukarı kalkmıyorsa

L5 kökünün en önemli görevi ayak bileğini ve başparmağı yukarı kaldırmaktır (dorsifleksiyon). Bu kök baskı altındayken:

  • Topuk üstünde yürümek zorlaşır, ayak ucu yerden kalkmaz.
  • Başparmağı yukarı kaldırma gücü azalır.
  • İlerlemiş olgularda yürürken ayağın öne düşmesi, merdivende ayak ucunun takılması görülür. Halk dilinde “düşük ayak” denen tablo budur.

L5 kökünün rutin muayenede güvenilir biçimde ölçülen bir refleksi yoktur; bu seviyede tanı büyük ölçüde kas gücü ve duyu haritasına dayanır. Düşük ayak gelişmesi, ameliyatsız izlemin sürdürülüp sürdürülmeyeceği kararını değiştiren bulgulardan biridir ve bel fıtığı ağrısının tehlikeli hâle geldiği durumlar arasında sayılır.

L5-S1 bel fıtığı: S1 sinir kökünün belirtileri

Ağrı ve uyuşma nerede hissedilir?

S1 kökü sıkıştığında ağrı kalça ve sakrum bölgesinden başlar, uyluğun ve baldırın arka yüzünden iner, topuğa ve ayağın dış kenarı ile tabanına ulaşır. Uyuşma genellikle küçük parmak tarafında ve ayak tabanında tanımlanır. “Bacağımın arkası boydan boya çekiyor, topuğum uyuşuyor” ifadesi bu seviyenin klasik anlatımıdır.

Kas gücü ve Aşil refleksi

S1 kökü ayağı aşağı bastırma (plantar fleksiyon) ve kalçayı geriye itme hareketinden sorumludur. Bu nedenle L5-S1 fıtığında:

  • Parmak ucunda yükselmek ve tek ayakla ayak ucuna kalkmak zorlaşır.
  • Baldır kasında zamanla incelme (atrofi) olabilir.
  • Muayenede Aşil refleksi (ayak bileği refleksi) azalır veya alınamaz.
L5 S1 bel fıtığı şüphesinde refleks çekiciyle Aşil refleksinin muayenesi
Aşil refleksi muayenesi: L5-S1 seviyesindeki fıtığı L4-L5’ten ayırmada en kullanışlı bulgulardan biri.

Aşil refleksindeki azalma, L5-S1 seviyesini L4-L5’ten ayırmada muayenedeki en kullanışlı tek bulgudur: L5 kökünün karşılığı olan bir refleks yokken, S1 kökünün net bir refleks karşılığı vardır.

L4-L5 ve L5-S1 farkları: karşılaştırma tablosu

BulguL4-L5 fıtığı (L5 kökü)L5-S1 fıtığı (S1 kökü)
Ağrının yayılım yoluKalça → uyluk ve baldırın dış yüzü → ayak sırtı → başparmakKalça/sakrum → uyluk ve baldırın arka yüzü → topuk → ayağın dış kenarı ve tabanı
Uyuşmanın yerleşimiAyak sırtı, başparmak ile ikinci parmak arasıAyak tabanı, dış kenar, küçük parmak
Zayıflayan hareketAyak bileğini ve başparmağı yukarı kaldırmaAyağı aşağı bastırma, parmak ucunda yükselme
Yürüyüşe yansımasıTopuk üstünde yürüyemez; ileri olguda ayak düşmesiParmak ucunda yürüyemez; baldırda güçsüzlük
RefleksRutin muayenede güvenilir refleks karşılığı yokAşil refleksi azalır veya kaybolur
Kas incelmesi (kronik)Ayak sırtı ve ön baldır kaslarıBaldır (gastroknemius/soleus)
L4-L5 fıtığında L5 kökü, L5 S1 fıtığında S1 kökü: ağrının bacaktaki yayılım yolu karşılaştırması
L4-L5 fıtığında ağrı bacağın dış yüzünden ayak sırtına, L5-S1 fıtığında arka yüzden topuk ve tabana iner.

Tablodaki ayrım muayenede çoğu zaman nettir; ancak iki seviyede birlikte fıtık bulunması da seyrek değildir. O durumda belirtiler iç içe geçer ve seviyeyi yalnızca hastanın anlattığı ağrı yoluna bakarak söylemek güvenilir olmaz.

Muayene ve görüntüleme: seviye nasıl doğrulanır?

Değerlendirme üç ayak üzerine kuruludur: hastanın tanımladığı ağrı ve uyuşma haritası, nörolojik muayene (kas gücü, duyu, refleksler, düz bacak kaldırma testi) ve bunların MR bulgusuyla örtüşüp örtüşmediği. Diz altına inen ağrının bacak kaldırma testiyle tekrarlanması, kök basısı lehine değerlendirilen bulgulardan biridir (AAOS OrthoInfo, Herniated Disk in the Lower Back).

MR bulgusu tek başına tanı değildir

Belirti vermeyen kişilerde de MR’da disk taşmaları sıkça görülür. Bu nedenle tedavi kararı “MR’da fıtık var” cümlesine değil, fıtığın bulunduğu seviyenin, hastanın belirtileriyle uyuşmasına dayanır. Belirtileri S1 kökünü işaret eden bir hastada MR’da yalnız L4-L5 taşması varsa, o taşma sorumlu tutulmaz.

Bacak ağrısının her zaman fıtıktan kaynaklanmadığını da hatırlatmak gerekir. Bel ağrısının fıtıktan mı kas spazmından mı kaynaklandığının ayırt edilmesi, dar kanal (spinal stenoz) ve bel kayması (spondilolistezis) benzer tabloları taklit edebilir. Özellikle L5-S1 seviyesi, bel kaymasının da en sık görüldüğü seviyedir; bu nedenle filmde yalnız diske değil, omurların hizasına da bakılır.

Seviyeye göre tedavi farkı var mıdır?

Tedavi planını belirleyen şey seviyenin adı değil, üç başlıktır: belirtilerin şiddeti, süresi ve nörolojik kayıp olup olmadığı. L4-L5 ile L5-S1 arasındaki fark tedavi ilkesini değiştirmez; yalnız takip edilecek kas gücünü ve refleksi değiştirir.

İlk 6-12 hafta: ameliyatsız tedavi

Akut disk fıtığı olan hastaların %85-90’ı 6-12 hafta içinde belirgin rahatlama yaşar; fıtık dokusu zamanla küçülebilir (StatPearls NBK560878). Bu dönemde yatak istirahati yerine kontrollü aktivite, uygun ağrı kesiciler ve bel-karın kaslarını hedefleyen fizik tedavi programı önerilir. Bel fıtığında hangi egzersizlerin güvenli, hangilerinin riskli olduğunu ayrı bir yazıda ayrıntılandırdım. Altı haftadan uzun süren ve diğer yöntemlerden fayda görmeyen bacak ağrısında epidural enjeksiyon tedavileri gündeme gelebilir.

Ameliyat kararı: ne zaman ve hangi kanıtla?

Bu sorunun yanıtı iki büyük randomize çalışmayla oldukça netleşmiştir ve ikisi de aynı yöne işaret eder: ameliyat iyileşmeyi hızlandırır, ancak uzun vadede ameliyatsız tedaviyle sonuçlar birbirine yakınsar.

  • Hollanda’da yapılan çalışmada 6-12 haftadır siyatik ağrısı olan 283 hasta erken ameliyat ile uzatılmış ameliyatsız izleme ayrıldı. 8. haftada bacak ağrısı erken ameliyat kolunda belirgin olarak daha azdı; 1., 2. ve 5. yılda ise iki grup arasında anlamlı fark kalmadı. Ameliyatsız izlenen grubun %39’u ilk yıl içinde yine de ameliyata gitti (Peul, N Engl J Med 2007;356:2245-2256, doi:10.1056/NEJMoa064039; Lequin, BMJ Open 2013;3:e002534, doi:10.1136/bmjopen-2012-002534).
  • ABD’deki SPORT çalışmasında 501 hasta randomize edildi; iki yılın sonunda her iki grup belirgin düzeldi, ancak gruplar arası geçiş çok yüksek olduğu için (ameliyata atananların yarısı ilk 3 ayda ameliyat oldu, ameliyatsız kola atananların %30’u ameliyata geçti) üstünlük ya da eşitlik iddiası bu analizden çıkarılamadı (Weinstein, JAMA 2006;296:2441-2450, doi:10.1001/jama.296.20.2441).

Pratikte bunun anlamı şudur: acil bir durum yoksa karar, hastanın ağrısını ne kadar sürdürebildiğine ve yaşam kalitesine göre birlikte verilir. Ameliyatın geciktirilmemesi gereken bir sınır da vardır: dokuz ayı aşan gecikmelerde cerrahiden beklenen yararın azaldığı bildirilmiştir (AAOS OrthoInfo). Bel fıtığı ameliyatı sayfasında yöntemleri, endoskopik diskektomi yazısında ise kapalı cerrahinin ayrıntılarını bulabilirsiniz. Ameliyat sonrası nüks riskini azaltma yolları da planın parçasıdır; diskin yeniden fıtıklaşma riski yaşam boyu %20-25 aralığında bildirilmektedir ve bu oran ameliyatlı ya da ameliyatsız izlenen hastalarda benzerdir.

Kapalı yöntemler kimler için uygundur?

Taşması sınırlı, disk zarı yırtılmamış ve ağırlıklı olarak bacak ağrısı ön planda olan seçilmiş hastalarda nükleoplasti gibi kapalı yöntemler değerlendirilebilir. Uygunluk ölçütleri belirleyicidir: her bel ağrısı bu tedaviye uygun değildir. İşlem sonrası işe ve sosyal hayata dönüş süreci ayrı bir yazıda anlatılmıştır. Hangi seviyede olursa olsun yöntem seçimi, fıtığın biçimine ve muayene bulgularına göre yapılır. Bel fıtığının tanı ve tedavi basamaklarının tamamı için bel fıtığı sayfamı öneriyorum.

Gecikmeden değerlendirilmesi gereken belirtiler

Aşağıdaki bulgular ameliyatsız izlemin sürdürülmesine uygun değildir ve vakit kaybetmeden değerlendirme gerektirir:

  • İdrar veya dışkı tutamama, idrar yapamama
  • Makat ve iç uyluk çevresinde uyuşma (eyer bölgesi uyuşması)
  • Ayağın öne düşmesi veya hızla artan kas güçsüzlüğü
  • Her iki bacağa birlikte yayılan, artan şiddetli ağrı ve uyuşma
  • Ateş, açıklanamayan kilo kaybı, gece terlemesi ile birlikte olan bel ağrısı

İlk iki madde kauda ekina sendromunun uyarıcı belirtileridir ve acil değerlendirme gerektirir.

Sık Sorulan Sorular

L5-S1 fıtığı L4-L5’ten daha mı tehlikelidir?

Hayır. Seviye, belirtilerin bacağın neresinde görüleceğini belirler; hastalığın şiddetini belirlemez. Tabloyu ağırlaştıran şey seviyenin adı değil, fıtığın ne kadar taştığı, siniri ne kadar sıkıştırdığı ve nörolojik kayıp (güç azalması, refleks kaybı, idrar-dışkı sorunu) olup olmadığıdır.

Raporumda “L5 S1 protrüzyon” yazıyor, ameliyat olmam gerekir mi?

Çoğu hastada gerekmez. Akut fıtıklı hastaların %85-90’ı 6-12 hafta içinde ameliyatsız tedaviyle belirgin rahatlar. Ameliyat, acil bulgular (ilerleyici güçsüzlük, idrar-dışkı tutamama) varlığında ya da yeterli süre ve içerikte ameliyatsız tedaviye yanıt alınamadığında gündeme gelir.

Ayak başparmağımı yukarı kaldıramıyorum, bu hangi seviyeyi gösterir?

Ayak bileğini ve başparmağı yukarı kaldırma gücündeki azalma L5 sinir kökünü, yani tipik olarak L4-L5 seviyesindeki fıtığı düşündürür. Bu bulgu kendiliğinden geçmesi beklenen bir belirti değildir; gecikmeden muayene edilmelidir.

Topuğumda ve ayak tabanımda uyuşma varsa hangi disk sorumludur?

Topuk, ayağın dış kenarı ve tabanındaki uyuşma S1 sinir kökünün alanıdır ve çoğunlukla L5-S1 diskindeki fıtığı işaret eder. Muayenede Aşil refleksinin azalması bu seviyeyi destekleyen bulgudur.

İki seviyede birlikte fıtık olabilir mi?

Olabilir ve seyrek değildir. Bu durumda belirtiler iç içe geçer; bacağın hem dış hem arka yüzünde yayılım görülebilir. Hangi seviyenin belirtilerden sorumlu olduğu, muayene bulguları ile MR görüntüsünün birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.

Ameliyat olmazsam ağrı kalıcı hâle gelir mi?

Araştırmalar bunu desteklemiyor. Siyatik ağrısı olan hastalarda erken ameliyat ilk haftalarda daha hızlı rahatlama sağlasa da 1., 2. ve 5. yıl sonuçları ameliyatsız izlenen grupla anlamlı fark göstermemiştir. Yine de belirtiler şiddetliyse veya güç kaybı varsa beklemenin bir sınırı vardır; bu sınır hekimle birlikte belirlenir.

Sonuç

L4-L5 ve L5-S1, bel fıtıklarının yaklaşık %95’inin görüldüğü iki seviyedir ve raporunuzda birinin yazması hastalığın ağır olduğu anlamına gelmez. L4-L5 fıtığı tipik olarak bacağın dış yüzünü, ayak sırtını ve başparmağı etkiler, ayak bileğini yukarı kaldırma gücünü azaltır; L5-S1 fıtığı bacağın arka yüzünü, topuk ve ayak tabanını etkiler, parmak ucunda yükselmeyi zorlaştırır ve Aşil refleksini azaltır. Tedavi ilkesi iki seviyede aynıdır: acil bir bulgu yoksa önce ameliyatsız tedavi, yanıt alınamazsa cerrahi değerlendirme.

Bacağınıza yayılan ağrı haftalardır sürüyorsa ya da ayağınızda güç kaybı fark ettiyseniz, belirtilerinizin hangi seviyeyle uyuştuğunu netleştirmek en doğrusu olur. Muayene ve değerlendirme için iletişim sayfamdan randevu talebi oluşturabilir, telefon ya da WhatsApp üzerinden kliniğime ulaşabilirsiniz. Çalışma alanlarım için hakkımda sayfasına bakabilirsiniz.

Prof. Dr. Mehmet Çetinkaya, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Omurga Cerrahı. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim muayenesi gereklidir.

Güncel Yazılarımızı Takip Edin

Prof. Dr. Mehmet Çetinkaya – Omurga Cerrahisi logosu

Adres

Fenerbahçe, Fener Kalamış Cd. Barış Apt D:15/2, 34726 Kadıköy/İstanbul

Çalışma Saatleri

Pazartesi - Cumartesi 09:00 - 19:00

WhatsApp ile randevu alın Call Now Button